?>

Yahya Kemal’in Gözüyle ÜSKÜDAR’DA BİR RAMAZAN AKŞAMI

Yahya Kemal’in Gözüyle ÜSKÜDAR’DA BİR RAMAZAN AKŞAMI

Yahya Kemal  Beyatlı’lıyı bilirsiniz. Şişman, tombul, ömrünün  önemli bir kısmını Taksim Park Otel’de geçirmiş, Avrupa’yı görmüş, milletvekilliği ve büyükelçilik  yapmış, hiç evlenmemiş ve bohem hayatını seven bir şairdir Yahya Kemal…

Şiirlerinde bir mısrayı yazmak için sekiz ay bekleyecek kadar sabırlı ve titizdir. Sağlığında hiç kitabı basılmamış ama öldükten sonra büyük bir şair olarak edebiyat tarihine adını yazdırmayı başarmıştır.(Bizde her nedense sanatçının değeri ancak öldükten sonra anlaşılır.)

Kendisi dindar bir yapıya sahip olmadığı halde “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” gibi dini temaların ağır bastığı muhteşem şiirler yazmıştır.

Şişli’de otururken “Ezansız Semtler” adlı bir yazı kaleme alarak Şişli, Osmanbey gibi semtlerde yaşamanın insanı zaman zaman fazlaca sıktığını anlatır.

Sessiz ve sakin bir Ramazan akşamının Üsküdar’da oluşturduğu o mistik ve gizemli havayı da çok güzel bir şekilde şiirleştirmiştir.  “Atik Valde’den İnen Sokakta” adlı şiirinde şu dizeler  göze çarpar:    

İftardan önce gittim Atik-Valde semtine,

Kaç def’a geçtiğim bu sokaklar, bugün yine,

Sessizdiler. Fakat Ramazan mâneviyyeti

Bir tatlı intizâra çevirmiş sükûneti;

Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler,

Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer birer;

Bakkalda bekleşen fıkarâ kızcağızları

Az çok yakından sezdiriyor top ve iftarı.

Meydanda kimse kalmadı artık bütün bütün;

Bir top gürültüsüyle bu sâhilde bitti gün.

Top gürleyip oruç bozulan lâhzadan beri,

Bir nurlu neş’e kapladı kerpiçten evleri.

Yârab nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz!

Tenhâ sokakta kaldım oruçsuz ve neş’esiz.

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı

Hadsiz yaşattı rûhuma bir gurbet akşamı.

Bir tek düşünce oldu tesellî bu derdime;

Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime:

“Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür;

Madem ki böyle duygularım kaldı, çok şükür.”


Üsküdar gibi muhafazakar  bir semtte “iftar öncesini” bu kadar  güzel anlatabilen bir şiir zor bulunur.

Yahya Kemal gerçekten büyük bir şairdi. Ama bir o kadar da unutkan. Edebiyat çevreleri şu olayın aynen yaşandığını yazar: Yahya Kemal yeni bir mahalleye taşınmıştır. Taşınalı bir-iki hafta olduğu halde hala yeni evinin yerini bulmakta zorlanmaktadır. Bir gün yine mahallede kaybolur ve evini bulamaz. Ama aklına bir çözüm gelmiştir.

Evlerden birinin kapısını çalar. Karşısına çıkan “yeni yetme” kız çocuğuna şöyle seslenir: “Evladım bu mahalleye Yahya Kemal diye biri taşınmış. Acaba evi ne tarafta biliyor musun?

Kız misafiri tanımıştır. Kıkırdayarak cevap verir:

“Şu köşedeki apartmanın üçüncü katı amca..”

yükleniyor..