?>

GÖLHİSARSPOR CAMİASI VE TARAFTARINA AÇIK MEKTUP…

Saygıdeğer hemşerilerim;

Yaklaşık 1 haftadır şahsıma ve belediyemize Gölhisarspor konusunda birtakım insanlar tarafından hiç hak etmediğimiz şekilde suçlamalar yöneltilip, olayın özünü anlamaya çalışmadan bir çeşit algı yönetimi yapılmaktadır. Öncelikle şu bilinmelidir ki 30 Mart seçimlerinden sonra göreve geldiğimizden bu yana biz, Gölhisar’ın spor ve gençlik kavramlarına hep önem verdik.

Nasıl mı?

Başbakan Yardımcımız sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ve değerli eşleri sayın Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş'un destekleriyle Gölhisar gençliğine bir Gençlik Merkezi kazandırmak için hemen harekete geçtik. Artık eski ve köhne hale gelmiş, yılların düğün salonunu yıkıp aynı yere Gençlik Merkezi’nin inşaatını başlattık. Gençlik Merkezimiz faaliyete geçtiği zaman Gölhisar’daki gençlerimizin her türlü kötü alışkanlıktan uzak kalacağını, kendilerine kaliteli hobiler ve meşgaleler edineceklerini ümit ediyoruz.

Çevresi 340 m olan Gölhisar Şehir Stadyumu’nun uluslararası standart olan 400 m’ye çıkarılması, yeni soyunma odalarına kavuşması, halen çok yetersiz olan kapalı tribünün 1000 kişilik kapasiteye ulaştırılması ve stadyumun ışıklandırılması için Gençlik ve Spor Bakanlığı nezdinde girişimlerimiz oldu. Bakanlık ile birkaç defa görüştük ve bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor.

İlçemizin sporu ve özellikle basketbolu için önemli işler başaran Gölhisar Cumhuriyet Spor Kulübü Antrenörü İsmail Davaz’a destekler sağladık. Bölge ikincilikleri, Türkiye altıncılıkları ve bunun bir gibi bir dizi başarı kazandılar. Bu başarılar sonucunda Burdur Valisi sayın Hasan Kürklü’yü arayıp randevu alarak sporcu gençlerimizin onore edilmesini sağladık.

İlçe Gençlik ve Spor Müdürümüz Bayram Acar’a atletizm konusunda ve “Spora Bağımlılığa Evet” projesi kapsamında destekler verdik. Kendisinin şahsi olarak katıldığı atletizm yarışlarında Balkan ikinciliği, üçüncülüğü, Türkiye birinciliği gibi başarıları var ve ülkemizi yurtdışında temsil etme imkanı buldu.

Yeri gelmişken bu sportif başarıları için İsmail Davaz ve Bayram Acar hocalarımızı gönülden tebrik ediyorum.

Spor ve gençliğe yukarıda verdiğimiz destekler karşılığında hiçbir iyi niyet suistimali ve sorunla karşılaşmadık.

Ancak…

Geçtiğimiz sene Gölhisarspor’a sezon başından sonuna kadar belediye meclisimizin aldığı kararla maddi yardımda bulunduk ve birtakım ihtiyaçlar (yemek, otobüs, taraftar tarafından istenen tribün ekipmanları vs.) ve takıma kazandırılan yeni transferler dahil çoğu belediyemiz tarafından karşılandı. Hatta ilçe dışından gelen oyuncularımızın araçlarına maçtan sonra akaryakıt desteği bile sağladık. Bizzat kendim, biri Burdur’daki deplasman maçı olmak üzere, yoğun olduğum halde birçok şeyden feragat ederek zamanımı takımımızın oynadığı maçlara ayırdım.

Gölhisarspor için Kibyra Otel’de ilçenin ileri gelenlerine bir kahvaltı düzenledik. Burada ilçemizin bütün dinamiklerinden destek istedik. Kısaca Gölhisarımızın adı duyulsun diye ve sadece Gölhisar’ın menfaatini düşünerek bu icraatları ortaya koyduk.

Normal sezonu birinci bitiren Gölhisarspor ne hikmetse play-off maçlarında tökezledi. Ve son maça gelince dananın kuyruğu koptu. Maç bitiminde hedef tahtasında şu insanlar vardı. 1-) Maçın hakemleri 2-) Gölhisar Belediye Başkanı.

Şimdi burada soruyorum…

Allah aşkına! Benim suçum neydi? Gölhisarspor’a maddi-manevi destek vermekten başka…

Maç bitiminde kendi hatalarını görmezden gelenler, sahaya inip hakemlerin üzerine hücum ederek, Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözü ile çeliştiler ve spor ahlakına yakışmayan bir şekilde Gölhisar’ın prestijine leke sürdüler. Ayrıca hakemler yanlış karar vermiş ve senin küme düşmene vesile olmuş olsa bile, hakkını arama şekli bu mudur? Maçtan sonra pervasızca beni hedef gösterenlerin, iyi niyetimi suistimal edip beni topun ağzına koyanların hiç mi hatası yoktu? Nitekim sonrasında da ceza aldık ve sahamız kapandı. Hala da kapalı…

Biz Gölhisarspor’a destek veririz elbette.

Biz Gölhisar’a düşman mıyız ki bu destekten kaçınalım?

Sadece karşımızda ilkeli, erdemli, centilmen ve halis niyetli insanlar görmek istiyoruz.

Sporda kazanmak da var, kaybetmek de…

Kaybettikten sonra hakkaniyet duygusu, adalet ve centilmenlik rafa kaldırılıyorsa, işte orada biz yokuz. Bu işin lamı cimi yok, grisi yok. Siyah ya da beyazı var…

Ayrıca bir kulübün kurumsal bir yapısı olacaksa, kulüp başkanı ve teknik direktör yetkileri bir kişide toplanmaz. Biz kalıcı bir başarı, oturmuş bir sistem ve gerçekçi bir sportif yapı hayal ediyorsak, bu hiyerarşik çarpıklığa bir son vermeliyiz. Dolayısıyla kulüp başkanı ve teknik direktör Hamit Öncü ve yönetim kurulu bu hususta düşünüp taşınıp bir karara varmalı….

Bu köşe yazısında bahsettiğimiz konular haricindeki duyduğunuz her şey bir dedikodudan ibarettir. Hele hele Gölhisarspor’a bir siyasi müdahalenin olması gibi bir duruma öncelikle ben izin vermem.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur…

                                                                                      Dr. Ramazan Canural

                                                                                Gölhisar Belediye Başkanı

yükleniyor..