?>

BAZ İSTASYONLARI KALKMALI MI?

Kişi başına cep telefonu sayısı en fazla ülkelerden biri Türkiye…

Şimdilerde nüfusumuz 78 milyon. Cep telefonu sayımız 72 milyon. Yani yüzde doksanımızın cep telefonu var.

Belediye Başkanı olduktan sonra zaman zaman şikayet dilekçeleri alıyorum.

“Efendim, bizim evin karşısında baz istasyonu var. Sağlığımız tehlikede. Bunun kaldırılması için niye önlem almıyorsunuz?”

Ya da “Okulun dibinde baz istasyonu var. Bunun çocuklara zararı yok mu?” türü şikayetler…

Teknolojiyi kullanmak iyi de tabii bunun bazı bedelleri de var.

Sağlığımızın korunması elbette önemli. Zaten ilgili kurumlar bunun için gereğini çoğu zaman yapıyorlar. Varsa bir tehlike, bir hekim olarak elbette biz de yaparız.

Şimdi gelelim baz istasyonları konusuna…

Önce bazı teknik bilgiler…

Baz istasyonu mikrodalga yayan bir cihazdır.

Mikrodalga, dalga boyu 0.1-100 cm, frekansı 0.3-300 giga hertz olan elektromanyetik bir dalgadır.

Mikrodalga yayan cihazlar sadece baz istasyonları da değildir. Kablosuz ağlar, radyo-tv dalgaları, elektrikli ev aletleri(mikrodalga fırınlar) da mikrodalga yayarlar.

Bir mikrodalga yayıcısı olan baz istasyonlarının; Dünya Sağlık Örgütü tarafından desteklenen ve Avrupa Komisyonu tarafından da benimsenmiş “İyonlaştırmayan Işınımdan Korunma Kurumu(ICNIRP) tarafından belirlenen alan değeri 41V/m dir. Yani Avrupa Birliğinde bu değerin üstü zararlı kabul ediliyor.

Bizdeki baz istasyonları için verilen iznin üst sınırı ise 10V/m . Türkiye’deki mevcut baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik değerler 10 V/m nin de çok altında.

Türkiye’de baz istasyonu kurulmasına onay veren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu(BTK) işi gerçekten sıkı tutuyor.

Tabii yukarıdaki biraz teknik boyuttaki cümlelerden şunları anlıyoruz:

  • Baz istasyonlarına Avrupa 41 V/m ye kadar izin vermişken, Türkiye 10 V/m ye kadar izin veriyor. Yani Türkiye, bu konuda vatandaşlarını Avrupa’ya göre 4 kat daha fazla “korumaya” almış.

2-Baz istasyonları belli periyodlarla denetleniyor ve 10 V/m nin üstüne çıkanlar için önlem alınıyor.

3-“Efendim baz istasyonları kalksın” diyenler cep telefonu ile konuşmamayı da göze almalılar. Öyle boş lafla bu iş olmaz.

4-Cep telefonuyla dakikalarca ve hatta saatlerce konuşanlar, kulağının dibinde o radyasyonu ölçüsüz derecede uzun süre tutmakla, baz istasyonunun yaydığı ışından kat kat fazla ışını en değerli organ olan beyne gereksiz yere uzun süre göndererek, belki beyin tümörüne zemin hazırlıyorlar.

Hele bir de %35 oranında sigara içen bir toplumuz ki; sigaranın içene ve çevresine verdiği zararların yanında baz istasyonlarının yaydığı ışınların oluşturduğu zararlar, bırakın devede kulağı devede pire gibi kalır.

Tabii bu istasyonlara karşı çıkanlar, bu işten bu kadar çekiniyorlarsa radyo-tv dinlemeyecekler, mikrodalga fırın da kullanmayacaklar.

Baz istasyonlarının verdiği zararları örnekleriyle açıklamaya çalıştık.

Ha bir de şunu söylemeliyim. Türkiye’de bu konuyla ilgili çeşitli mahkemelerce verilen kararlara bakıp da bence ürküntü duymaya gerek yok. Çünkü sonuç olarak orada da, bilgi eksikliği her zaman mümkün olan bir “bilirkişi raporuna” göre karar veriliyor.

Sağlıcakla kalın…

yükleniyor..