?>

HEPSİ İMHA OLACAK

Geçen Temmuz   PKK,   Ceylanpınar ‘da   iki polisimizi evinde uyurken ensesine kurşun sıkarak şehit etti. Böylece Çözüm Süreci fiilen bitmiş oldu.

Ve arkasından çok zorlu bir mücadele başladı. 7 Temmuz’dan beri yani daha bir yıl bile dolmadan 300 civarında asker ve polisimiz şehit oldu. PKK dan da 4 bine yakın terörist öldürüldü.

Geçenlerde Cumhurbaşkanımız “inlerine kadar gireceğiz ve Kandilde de olsa hepsini imha edeceğiz” dedi. Tayyip Erdoğan’ı biraz tanıyanlar onun herhangi bir konuda ne kadar kararlı olduğunu bilirler. Burada da öyle olacak İnşallah. Biliyorsunuz aynı sözü   Paralel Yapı için de söylemişti ve şu anda gereği yapılıyor.

Hükümet Murat Karayılan ve Cemil Bayık gibi terör elebaşılarını yakalayarak hücreye tıksa ya da   Ankara Tandoğan Meydanında bir sallandırsa var ya…

İnanın bir çok şehit annesinin yüreğine su serpilir ve milyonlarca Türk vatandaşı da adaletin yerini bulmuş olması nedeniyle derin bir “ohh” çekerdi.

Biliyorum “Türkiye’de idam kalktı” diyeceksiniz. Canım birkaç cani için bu ceza geçici olarak geri getirilemez mi? Hani insanları rahatlatma adına!

Bu son cümleler biraz duygusal oldu galiba. İdam cezası elbette öyle birkaç kişi için geri getirilmez. Gelirse komple yeniden geri gelir. Aslında iyi de olur.

Öte yandan…

Ortadoğu’da ciddi bir süreç devam ediyor. Birkaç yıldan beri süren Suriye iç savaşı yüzbinlerce insanın hayatına mal oldu ve milyonlarcasını da yerinden ederek “mülteci” haline getirdi.

Türkiye halen 2.7 milyon mülteciyi barındırıyor. Bu rakam dile kolay. Avrupa ülkeleri bunun onda birini bile ülkelerine alsa felekleri şaşar. Bunu iyi bildiklerinden dolayı “Türkiye bunlara baksın, karınlarını doyursun, bize bulaştırmasın da biz 3 milyar değil 6 milyar Euro hatta daha da fazlasını Türkiye’ye verelim” havasındalar.

Hatta adamlar bu mülteci işinden o kadar tırsmışlar ki; eskiden kesinlikle kabul etmeyecekleri “AB ülkelerinde Türk vatandaşlarının vizesiz dolaşma” işine bile razı olacak hale geldiler. Vizesiz dolaşma için 72 şart ileri sürmüşlerdi. Türkiye bunların önemli bir kısmını yerine getirdi. Davutoğlu “Haziran ayına kadar geri kalanı da yerine getirip vizenin kalkmasını sağlayacağız” diyor.

Eee kolay değil tabii, 2.5- 3 milyon insana bakmak. Bunların içinde garibanı, mazlumu olduğu kadar teröristi ve canlı bombası da var.

Zaten bu işin üstesinden hayatını “tatlı suda” idame ettiren Avrupa değil, gelirsek yine biz geliriz.

Onlar PKK ya sahip çıkmaya devam etsinler bakalım, nereye kadar?

 

Not: Geçen haftaki yazımızda birkaç kere 12 Mart yazacak yerde 12 Eylül yazmışız. Dikkatli bir okurumuz da bunu fark etmiş ve bize mesajla uyarıda bulunmuş. Kendisine teşekkür ederim.

Bizim nesil hep 12 Eylül’le yattı, 12 Eylül’le kalktı. Bu tarih şuur altımıza o kadar nüfuz etmiş ki, böyle hatalar yapmamıza şaşılmamalı…

yükleniyor..