?>

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN SOSYOPSİKOLOJİK YANSIMALARI

Her darbenin sosyolojik ve psikolojik bir arka planı vardır. Sağlam kafa yapısına sahip hiçbir aydın ve hatta sokaktaki sıradan vatandaş, ülkesinde darbe olmasını istemez.

Ancak maalesef son iki yüz yıldan beri ülkemiz çeşitli darbe, isyan ve kalkışma hareketlerine sahne olmaktan kurtulamamıştır.

Osmanlı’nın son dönemlerinde 31 Mart Ayaklanması, Cumhuriyet döneminde Şeyh Sait İsyanı, 27 Mayıs 1960 ihtilali, 12 Eylül 1980 Darbesi ve son 15 Temmuz darbe girişimi bunların en belirgin olanlarıdır.

Yine 12 Mart 1971 Askeri Muhtırası, 28 Şubat Post-Modern Darbesi, 27 Nisan e- Muhtırası, 17 ve 25 Aralık hukuk dışı “yargı kalkışmaları” ve 7 Nisan MİT krizi de esasında birer darbe girişiminden başka bir şey değildir.

Ama şurası bir gerçek ki, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında gelişen olaylar bir çok yönüyle oldukça farklıdır ve dünya siyaset tarihine geçecek özelliklerle doludur.

Bunları şöyle saymamız mümkündür:

BİR: Bir kere bu darbe yaklaşık 40 yıla yakın bir hazırlık aşamasıyla oldukça uzun ve sinsi bir hazırlık döneminden geçmiştir.

İKİ: Bu süreçte gerek devletin bir çok görevlisi, gerekse sivil vatandaşlar uzun yıllar boyunca darbecilere bilmeden büyük maddi yardımlar sağlamışlar ve farkında olmadan darbeye destek olmuşlardır.

ÜÇ: Darbenin başındaki elebaşı belki ilk defa sivillerden çıkmış, askeri ve sivil bürokratlar kanalıyla da kirli emellerini gerçekleştirmek istemiştir.

DÖRT: İlk defa bu darbede bir başka sivil otorite, “Cumhurun Başkanı”   yani bir lider, yiğitçe ortaya çıkmış ve milleti açıkça meydanlara çağırmış, milletten de çok büyük bir destek görmüştür. Bu destek öyle bir noktadadır ki, bu yazının yazıldığı saate kadar millet yeni bir kalkışmaya karşı, gündüz işinde gücünde çalışmakta, gece demokrasi nöbeti tutmaktadır.

BEŞ: Batı dünyası bir darbe teşebbüsüne destek verdiğini belki ilk defa bu kadar belli etmiş ve onlardan bırakın dost olmayı, doğru dürüst bir stratejik ortak bile olmayacağı alenen ortaya çıkmıştır. Yani Batı dünyası Türkiye’nin yanında yer almadığını, bu darbe girişimiyle bir kere daha adeta deklare etmiş ve bu yönüyle “sınıfta kalmıştır.”

ALTI:   İlk defa bir darbe girişimi, milletin bu derece kenetlenmesine vesile olmuş; millet iktidarıyla muhalefetiyle adeta tek yumruk olarak jetin, tankın, tüfeğin önünde göğsünü hainlere karşı siper etmiş ve sonraki süreçte de çok ciddi bir siyasi yumuşama havası bütün ülkeye hakim olmuştur.

Şükürler olsun!…

yükleniyor..