?>

ZEKİ MÜREN

 Tam 20 yıl önce aramızdan ayrıldığında takvimler 24 Eylül 1996 Salı’yı gösteriyordu. Vefat haberini bir dostumuzun evinde misafirlikte aldık. Bir anda sanki alt üst olmuştuk. Hani yaşadığı çağa damgasını vuran insanlar vardır ya... Onların ölümü insanı taa derinden sarsar. İşte Zeki Müren de onlardan biriydi.

            O bizim kuşağın çocukluk, gençlik ve orta yaş dönemlerine damgasını vurmuş çok önemli bir sanatçıydı.  Lakabı “Sanat Güneşi” idi.

On bin civarında şarkının sözlerini ezbere bildiği ve istediği anda okuyabildiği söylenir. Radyolu yıllarda programa çıktığı zaman herkes Onu dinlemek için radyo başına koşar, program yaptığı gazinolar dinleyicilerle dolup taşardı. Televizyonun yaygınlaştığı yıllarda televizyonun en gözde sanatçılarının başında gelirdi.

Ortaya yakın kısa boylu tıknaz görüntüsü, sempatik ve  daima gülen yüzü, çok güzel ve kusursuz konuşmasıyla sanatseverlerin gönlünde adeta taht kurmuştu.

Taa çocukluk yıllarımızda radyo reklamlarına çıkıp da şoförler için yaptığı programda: “Gözünüz yolda, kulağınız bende olsun kıymetli şoför kardeşlerim” deyişi hala kulaklarımızda çınlar. Sahneye çıktığı zaman giydiği rengarenk kostümleri ve daima gülümseyen yüzü daha dün gibi hafızalarımızdadır.  Bazen kostümlerinde bulunan apoletlerden midir nedendir, kendisine “paşa” lakabı takılmıştı.

Sahnede hiçbir zaman seyirciye sırtını dönmezdi.

Pırlanta gibi pürüzsüz bir sesi vardı. Sesinin tatlılığı,tınısı, şarkıları yorumlayışı, şarkı söylerken ortaya koyduğu jest ve mimikleriyle unutulmaz bir görüntü çizerdi.

O kuşkusuz çok büyük bir icracı idi. Ama bestecilik yönü de vardır.  300 civarında yaptığı bestenin birçoğu Türk Müziğinin  unutulmaz eserleri  arasında yer alır.

“Gözlerinin içine başka hayal girmesin, Manolyam, Bir Tatlı Tebessümün Bin Vuslata Bedeldir, Şimdi Uzaklardasın, Bir Demet Yasemen, Aldattın Beni Seviyorum Diye…” bunlardan bazılarıdır.

Klasik Türk Müziğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Sanata olan katkılarından dolayı 1991 yılında devlet sanatçısı unvanı verilmiştir. Altın Plak Ödülü’nün ilk sahibidir.

Hiç evlenmedi.

24 Eylül 1996 yılında vefat ettiği zaman 64 yaşındaydı.

 Allah rahmet eylesin…

yükleniyor..