?>

AKLIMA TAKILANLAR…

Bu gün 2 Ekim 2016.

Zaman hızla ilerliyor.

Belediye olarak yetişmesi gereken bir sürü iş bizi bekliyor.

Planlama önemli…

Ama ne yazık ki belediyecilikte, yapılan planların hayata geçmesi için sadece kurum olarak sizin düzenli çalışmanız yetmiyor. Bunun yanında diğer kurum ve kuruluşlarca verilen sözlerin yerine getirilmesi, kaynak sorununun çözülmesi, ekip çalışmasında başarılı olunması ve daha başka bir çok önemli faktörün eş zamanlı devreye girmesi gerekiyor.

Bizde de, başka bir çok kurumda olduğu gibi planların hepsi ne yazık ki tıkır tıkır işlemiyor. Mesela iki buçuk yıllık Belediye Başkanlığımız dönemine iki genel seçim, bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir darbeyi “sığdırmak” zorunda kaldık. Çok doğal olarak bunların hepsinde de; hem Ankara’da hem de Gölhisar’da işlerin önemli bir kısmı aksıyor. Hele şimdi bir de erken seçim dedikodusu çıktı ki, bu da bizim zamanımızdan önemli bir kısmını çalacak. Ama bütün bunlara rağmen, yine de halkımıza verdiğimiz sözleri yerine getirmek için çok gayret sarf ediyoruz.

Yerelde böyleyiz de Ankara’da merkezi iktidarın başındakiler yani hükümetimiz çok mu rahat?..

Onların işi daha da zor…

Terör belası dört­beş koldan sıkıştırıyor. Batının ve Amerika’nın meşhur çifte standardı ve kaypak politikaları her zamanki gibi devrede…Fransa’da bir yıldan beri süren OHAL uygulamasına bir şey diyen yok. Türkiye uçurumun kenarından dönmüş. “ OHAL ne zaman kalkacak, neden bu kadar uzun sürüyor ”diye ileri geri konuşan bir sürü densiz var.

Öte yandan…

Kış yaklaşıyor…

Uzmanlar El Nino denilen atmosfer olayının etkisiyle ortaya çıkan

kavurucu sıcaklar ve kuraklıkla geçen yılların geride kaldığını bundan sonra

birkaç yıl La Nino denilen, kuvvetli kış ve yağışlı havaların hakim olacağı bir

dönemin başladığını belirtiyor. Olsun canım... El Nino yerine, La Nino’ya

çoktan razıyız.

Bir başka gündem…

Düğünler azaldı. Hep düşünmüşümdür. Düğün sezonunu birkaç ay yerine

tüm yıla yaysak ne güzel olur diye... Herkes düğününü rahat rahat yapar,

davetliler de bir o yana bir bu yana düğünlere koşmaktan yorgun düşmezdi.

Aynı şekilde yıllık izinlerin de tüm yıla yayılabilmesinin yollarını

aramalıyız. Bunu çözümü de bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi okulların tatil

dönemlerini tüm yıla yaymakla mümkün olacak. O zaman herkes çoluğuyla

çocuğuyla tatil yapmak için illa yaz günlerini beklemek zorunda kalmaz.

yükleniyor..