?>

HACIYATMAZ

Hacıyatmazı bilirsiniz değil mi? İttiğiniz zaman sağa, sola, öne, arkaya sallanıp dursa da, onu yıkamazsınız. Çünkü her yeni duruma göre pozisyon almasını çok iyi becerir. Onu elinize alıp, yüksekten bırakırsanız, belki yıkabilirsiniz. İşte bazı insanlar da, tıpkı hacıyatmazlara benzer. Yıkmanız zordur. Çünkü onlar “her devrin” adamıdır. Bunlara hiç güvenilmez. Çıkarları için, en yakınındaki insanlara bile zarar vermekten çekinmezler. Dik bir duruşları olmadığı için, herhangi bir olay karşısında nasıl tavır alacaklarını da, önceden kestiremezsiniz. Hani “omurgasız” denilen cinstendir onlar. Böyleleri, menfaat uğruna her şeyi yapar ama, kendi menfaatine dokunmadıktan sonra da “o yılan bin yıl yaşasın” onları hiç ilgilendirmez. “Hacıyatmazlar” sinsi olur. Şeffaflık, özü sözü bir olmak, verdiği sözü yerine getirmek, doğruluk, dürüstlük, erdemlilik gibi kaygıları yoktur onların… Çok nüktedan bir abimizin sözüdür. Bazen bana şöyle der: “ Bak Ramazan, yalakalığı severim. Yalakalıktan hiç zarar görmediğim gibi, hep faydasını gördüm. Sana da tavsiye ederim.” Ben de her defasında gülerek “sağol abi, ben almayayım” derim. Ama o abimiz, bu sözleri ciddi olarak söylemez tabii. Onun ki, sadece “maksat yarenlik olsun” dur. Yoksa o da aynen benim gibidir. Yani, yalakalığı beceremez. Buraya nereden geldik şimdi? Hacıyatmazlık, yalakalık ilişkisinden… “Hacıyatmazlar”, aynı zamanda iyi yalakadırlar. Zaten “hacıyatmazlık” becerisi, biraz da bunun bir sonucudur. Türk Dil Kurumu Sözlüğüne bakarsanız, yalakalık hakkında, şunları yazar: Dalkavukluk, sırnaşıklık, sürtüklük. Yalakalık, tarih boyunca, değerinden pek bir şey kaybetmemiştir. Eskiden krallar kendilerine, parayla dalkavuk tutarmış. Dalkavuk da, kralda olmayan özellikleri ve güzellikleri, varmış gibi göstererek, onu övermiş. Böylece kral, moral ve motivasyon kazanırmış. Öyle ya, kral bile olsa, insan insandır. Övülmeye, morale, motivasyona, herkesin ihtiyacı vardır. Toplum , yalakaları az çok tanır. Çünkü onlar yukarda da değindiğimiz gibi her devirde ön planda olmak için, sürekli bir gayret içindedirler. Kendisine dalkavukluk yapılan insan, zeki biriyse bunu tanımakta zorluk çekmez, yalakanın amacının, kendine çıkar sağlamaktan başka bir şey olmadığını bilir.

yükleniyor..