?>

“BİRGÜN GELECEK”

Az çok tahmin ediyorum…

Şu post­modern dünyada…

Bu yazı herkesin yüreğini titretemeyecek, hatta belki de çok az insanı etkileyecek…

Ama olsun, yazmaya değer.

Hem de fazlasıyla değer…

Sadi Hoşses ve Zeki Müren…

Türk Müziğinin iki devi…

Her ikisi de hem bestekar, hem de muhteşem icracı.

Birisi yani Sadi Hoşses bir beste yapmış karcığar makamında…

Ama ne beste!..

Güfte­ beste uyumu, seyir, duygu, romantizm, pişmanlık, hüzün, hicran…

Türk müziğinde ne ararsanız, sanki hepsi var bu eserde…

Öbürü yani Zeki Müren de bu eseri icra ediyor…

“Bir gün gelecek, sen de beni anlayacaksın…”

Aman Allah’ım!

Şarkı Zeki Müren’in o altın sesiyle, pırlanta tınısıyla başladıktan sonra, dinlemesine doyulmayacak

bir edayla devam ediyor.

O nağmeler, o “çarpmalar”, o duygu, o ahenk…

Bir tane hata olsa ya, Allah için…

Yok…

“Bir gün gelecek, sen de beni anlayacaksın…”

Yani ümitsiz aşka müptela olmuş, çaresiz sevgilinin o buruk feryadı …

Geç de olsa takdir edilme, anlaşılma beklentisi…

Ahh… Ah…

Şu vefasız dünyada kaç kişi o mutluluğu tadabilmiştir ki?..

Aşkı, sevdiği insan tarafından geç de olsa anlaşılmış, göz yaşları arasında hıçkırıklara boğularak

anlatılan o büyük pişmanlık hikayesi…

Yani “nadim olma…”

Şarkı devam ediyor…

“Ettiklerine nadim olup, ağlayacaksın…”

Sanki o umutsuz sevgili, sevdiğinin geç de olsa hatasını anlayacağını ümit ederek, teselli buluyor.

Ancak böyle olursa, yani sevgilisi ettiklerine pişman olup ağlarsa “çaresiz aşığın” ruhu teskin olacak…

Sonra ara nağme, karcığar makamının o müthiş “geçkileri” ile devam ediş ve harika bir seyir…

Akabinde…

İşte meyan başlıyor…

Sanki bulutların arasındasınız, hatta yıldızlarda uçuyorsunuz…

Allah bir sanatçıya “tiz nağme” adına ne verdiyse o seslere ulaşılarak icra edilen bir meyan…

“Heyhat, o zaman aşıkını bulmayacaksın…”

İşte çaresizlikle karışık, sevgiliye yapılan sitemin zirve noktası…

Sonra tekrar geri dönüş ve muhteşem final…

“Ettiklerine nadim olup ağlayacaksın”

Artık neler ettiyse?

Vefasızlık, kadirbilmezlik, hoyratlık, nobranlık, değerini anlayamama, takdir edememe…

Kimbilir?...

Not: Videoya Youtube’den ulaşılabilir.

yükleniyor..