?>

DEVLET BAHÇELİ:

Partisini seçimlerde başarıdan başarıya koşturan bir lider midir, derseniz…

Kesinlikle hayır…

99 seçimleri hariç hiçbir “sıçrama” yapamadı.

Geçen seçimlerde kullandığı sloganları bile epey eleştirmiştik:

“Bizimle yürü Türkiye”

“Sen bilirsin Türkiye”

Doğrusu hiçbir “yaratıcılık” ve cazibeleri yoktu…

Ammaaa…

Söz konusu vatan olunca, Devlet Bahçeli için “gerisi teferruat.”

PKK ve terörle mücadeledeki dik ve kararlı duruşu, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oynanan

oyunları bozarak Abdullah Gül’ün seçilmesinde sağladığı katkı, Gezi Olaylarındaki tutumu, 7 Haziran

seçimlerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun saçma sapan teklifi “ % 60 lık blok” önerisini elinin tersiyle itişi…

Ve hepsinden önemlisi 15 Temmuz hain darbe girişimindeki net ve yiğitçe tutumu…

Sözün özü…

Ne zaman Türkiye’nin aleyhinde bir “ hareketlenme ya da kalkışma” olsa karşısında Devlet

Bahçeli’yi buluyor…

O şimdi de Başkanlık Sistemi tartışmalarına getirdiği açılımla ülkenin önünü açıyor.

Yani Devlet Bahçeli siyasi hesaplaşmalar ve “sandıkta” başarılı olamasa da, takdir edilecek önemli

bir yönü hep oldu…

Kriz dönemlerinde devletin önünü açan “Devlet Adamı” kişiliği…

SELAHATTİN DEMİRTAŞ:

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %10 a yakın, 7 Haziran seçimlerinde %13 civarında oy almış olsa

da…

Hiçbir zaman Türkiye’nin partisi olamamış HDP’nin eş başkanı ve “görünen” lideri…

7 Haziran seçimlerindeki “emanet oyları” kısa zamanda asıl adreslerine postalayan başarısız bir

siyasetçi...

Her ne kadar resmen bir siyasi partinin lideri görünse de hiçbir zaman “kendi başına” ya da siyasi

kadrosuyla partisine hükmetme becerisi olmamış; Kandil ya da Türkiye aleyhine çalışan dış “şer

odaklarıyla” el ele kol kola yürüyen güdümlü bir siyasi figür…

Şöyle göğsünü gere gere terörü lanetleyemediği ve teröre çoğu zaman üstü açık ya da örtülü destek

verdiği için tutuklanıp cezaevine konulmuş bir adam…

Orada ne kadar yatar, ilerde ülkeye “kazandırılma” şansı olur mu, kimse bilmiyor…

Bilinen tek şey 7 Haziran’da Tayyip Erdoğan düşmanları tarafından kendisine açılan krediyi

bonkörce harcayan bir “kumarbaz” oluşu...

Kumarı kaybetti ve kodesi boyladı…

BAŞKANLIK SİSTEMİ:

Ben dahil çoğu insan konunun detaylarına vakıf değil.

Ana hatlarıyla biliniyor.

Bilinen en net durum başkanlık sistemi karşıtlarının ortak noktalarının Tayyip Erdoğan düşmanı

oluşları…

Onlar bir şeyi çok iyi kavramış durumdalar:

Tayyip Erdoğan “denklemde” olduğu sürece bu işten kendilerine “ ekmek yok”.

Bu nedenle de yok tek adam rejimi, yok diktatörlüğe zemin hazırlayacak sistem, yok ülkenin

parçalanmasına neden olacak senaryo gibi, aslı astarı olmayan bahanelerle Başkanlık sistemine karşı

çıkıyorlar.

Bize gelince…

Her ne kadar sistemi henüz tam kavrayamamış olsak da içimizden gelen bir ses şöyle diyor:

Amerika, Rusya, Fransa vb. ülkeler uygulayabiliyor da Türkiye’nin onlardan nesi eksik?

Başkanlık sistemi hiçbir şey yapmasa da ülkenin önünü tıkayan en büyük engel durumundaki

bürokratik hantal devlet yapısını önlese o bile yeter…

yükleniyor..