?>

EXPO 2016 VE MİLLİ TARIM PROJESİ

Geçen hafta iki önemli toplantıya katıldık.

Biri İstanbul’da MÜSİAD’ın düzenlediği 16. Uluslararası Expo Fuarı diğeri Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen “Milli Tarım Projesi” tanıtım toplantısı…

Bu etkinliklerin akılda kalıcı bazı noktalarından bahsetmek istiyorum.

Önce EXPO 2016…

Çok kalabalıktı. Uluslararası katılım da yüksekti. MÜSİAD dünyanın birçok ülkesinde şubesi olan büyük bir teşkilat. Hızla büyüyor. 11 bin üyesi mevcut.

Üç günlük fuara 200 bin ziyaretçi katıldı.

Açılış konuşmasını Genel Başkan hemşerimiz Nail Olpak yaptı. Güzel bir konuşmaydı. Akıcı ve şiirsel…

Ülkemizdeki ekonomik verilerden bahsederken en çarpıcı olanı şuydu:

“2002 öncesi Türkiye’sinde yıllık vergi gelirlerinin %103 ü dış borç ödemesine gidiyordu. Yani vergi gelirlerinin tamamı borç ödemesine yetmediği gibi üç puanlık da dışardan ilave borç alarak dış borç taksitlerimizi ödeyebiliyorduk. Düşünün artık böyle

bir ülkedeki ekonominin ve yatırımların durumunu…

Bu gün ise vergi gelirlerinin sadece %12 si dış borç ödeme taksitlerine gidiyor.

Aynı toplantıda Cumhurbaşkanımızın şu tespiti de önemliydi:

“Ne pahasına olursa olsun kazanalım değil, helalinden kazanalım. İlkemiz bu olsun.”

On binlerce ürünün tanıtımının yapıldığı fuarın önemli kısımlarını gezdikten sonra Gölhisar’lı seracılar olarak akşam MÜSİAD’ın yemeğine katıldık. Orada Nail Olpak’a hediyelerimizi verdik. KİBYRA antik kentini betimleyen bir bakır rölyef çalışması ve Gölhisar domatesi…

Kanal 7 Avrupa temsilcisi hemşerimiz Hüseyin Taş ile bir televizyon çekimi yaptık. İlçemizi ve hedeflerimizi anlattık. Oradan ayrıldık.

İkinci toplantı Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeydi…

On binlerce çiftçi gelmişti. Ancak iki bin tanesi içeri girebildi. Tarım Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanımızın konuşmalarını dinledi. Geri kalanlar dışarıdaki dev ekranlardan izlediler.

Burada konuşmaların içeriğinden ve Milli Tarım Projesinden bahsetmeyeceğim. Merak edenler internetten okuyabilirler.

Ama şunu söyleyeyim. Merak edin. İnanın çok önemli bir proje. Bu güne kadar ikinci sınıf muamelesi görerek hiçbir zaman hak ettiği yere gelemeyen tarım ve hayvancılık kesimini ayağa kaldıracak ve hatta daha da ötesi “uçuracak” bir proje.

Hayata geçmesi halinde bu gün ve her zaman petrolden çok daha önemli ve hayati öneme sahip tarım ve hayvancılık ürünlerinin üretilmesinde bu günkü miktarları birkaç kat artıracak ve ülkemizin dünyadaki önem ve konumuna çok katkı sağlayacak bir proje.

O toplantıda Sayın Cumhurbaşkanımızın Avrupa Parlamentosu Başkanı Schultz’a çektiği rest doğrusu unutulmazdı ve dakikalarca ayakta alkışlandı:

“Terbiyesize bak! Senin her tarafın yaptırım olsa ne yazar? Geç bile kaldınız. Hadi uygulayın yaptırımınızı!…”

Sonra ne mi oldu?

Avrupa Birliğinin en önemli üyesi olan Almanya’nın Dışişleri Bakanı, apar topar Türkiye’ye gelip temaslarda bulundu.

 

yükleniyor..